14.2.2007

Yinemi kayboldum ne :))

Evet tam geldim demişken tekrar kayboldum fakat bu sefer mazeretim biraz daha geçerli :)

 

Bir süre bilgisayar başına oturamamamın nedeni gözlerden ameliyat oluşum. Hani şu Hokkabaz'da 10dk'da bir Lazer Tedavisinin reklamının yapıldığı operasyona girdim ve ameliyat sonrasında da 1 ay kadar bilgisayar başına oturmamaya karar verdim. Benim gibi bilgisayar bağımlısına verilecek en büyük ceza gibi birşey :))) Malum düzelteyim derken iyice bozmamak lazım :))

 

Biraz ameliyattan bahsedeyim merak edenler vardır muhakkak. Msn'den ve çevremden baya merak eden ve bilgi isteyenler olduğu için burayada yazmak lazım diye dusundum :)

 

Geçirdiğim ameliyat tipi PRK Lazer'di. Dünya Göz'de (Levent) ameliyat oldum ve çok memnun kaldım diyebilirim. Hastane çalışanları çok ilgili ve güleryüzlüydüler. Ameliyat çok kısa sürüyor (2dk civarı) ve hiçbir acı hissetmiyorsunuz. Ameliyat sonrasında hastanede yarım saat duruyorsunuz sadece ve sonra 3 gun boyunca evde gözler mümkün olduğunca kapalı bir şekilde yatmanızı öneririm. Zaten ışıktan biraz rahatsız olduğunuz icin acmayı pek istemiyorsunuz :)) Gözlerde 3 gun boyunca tek hissettiğiniz biraz batma oluyor, tarif etmek gerekirse gözünüze kirpiğinizin kaçtığını dusunun tek sorun bu kadar ve buda çok fazla rahatsız etmiyor. 4. gün sabahı hicbir sorun kalmamış gözleriniz acılmıs fakat biraz bulanık görerek uyanıyorsunuz. Zamanla gözler daha iyiye gidiyor ve 1. ay dolduğunda baya net goruyorsunuz. Zaten ilk hafta farkedeceğiniz şey renklerin daha canlı gözüktüğü :) 3. ay tam olarak gözler istenen 0.50'ye gelmiş oluyormuş bekliyorum bakalım bende :)

 

Maliyetine gelince kampanyayı uzatmışlar ve 31 Mart'a kadar %50 indirim var suan. Ben hicbir saglık kurumundan (SSK-Bağkur) yararlanmadıgım icin bana hrşey (muayene+ameliyat+damlalar) 650Ytl ye geldi. Kampanya olmasaydı 1250'yi buluyormuş. Sağlık kurumlarından yararlananlar daha uygunada yapabiliyorlar.

 

Bu yazı icin dünyagözden indirim almam lazımdı bak şimdi aklıma geliyor :D Bir tanıdıgımdan duyduguma göre bu lazer tedavisi şans eseri Rusya'da dusen bir ucaktaki gozluklu bir adamın gözlüğünün kırılarak gozunde ufak bir çizik yapması sonrasında görmesindeki farklılıktan ortaya çıkmış. Ne kadar doğru bilmiyorum araştırmadan yazdım ama çoğu buluşta şans eseri cıktıgından dogru gibi geldi bana :))

 

Kendinize iyi bakın sağlığınızı iyi koruyun sevdiklerinize bu 14 Şubat'ta ne kadar sevdiginizi gosterin :)

3.1.2007

Çok geç kaldım :)

Merhabalar :)

Öncelikle hepinizden özür dileyerek başlamak istiyorum, çünkü bunca zaman sizi beklettim.

Bir şekilde bana ulaşarak yazılarıma devam etmem konusunda isteklerde bulunarak beni çok sevindirdiniz.

Özletebildiysem ne mutlu bana ki takip edenlerime birşeyler verebilmişim.

İnanın bende çok özledim burayı ve sabırsızlanıyorum tekrar sizlerle birşeyleri paylaşabilmeyi.

Mâlum bazılarınız biliyordur iş yerimi ve evimi taşıdım ve devletin angaryadan bir sürü resmi işlemlerle uğraşıyordum. Masraflar, vakit kayıpları, şanssızlıklar ve eski mal sahipleri ile çıkan tartışmalar sonucunda öğrendim ki insanlar gerçekten çok bozulmuş ve yozlaşmış. Hakkından fazlasına göz dikenler mi istersiniz, fazladan 3-5 kuruş almak için yalanlar atarak onurunu hiçe sayanlar mı :) Ayrıntılara girmek istemiyorum. Ufak bir dost tavsiyesi kimsenin, özelliklede kiracıysanız mal sahiplerinin asla sözlerine güvenmeyin ve muhakkak yazılı, imzalı bir belge bulundurun verilen sözlere karşılık.

Nitekim sonunda yine buradayım. Yazılarıma desteğini esirgemeyen herkese teşekkür ederim.

20.8.2006

Baba ve Oğul

Bulduğum bu video ile blogumdaki hazırlamış olduğum yazılarımın dışında birşey yapmak istedim. Bu videoyu görmezden gelemedim. İnsana kaybedilen bazı değerleri hatırlatan bir video kaydı. İzlerken yüreğinizi burktuğu gibi aynı zamanda bazı şeyleri başarabilmek için gayret göstermeniz gerektiğini anlattığını düşündüğümden sizlerle paylaştım ve sizlerinde sevdiklerinizle paylaşacağınıza eminim. Sanırım bu görüntüler benim yazabileceklerimi aşıyor hatta birçok kelimenin anlamını yitirmesine sebep oluyor. Sadece izlenesi...

16.8.2006

17 Ağustos Anısına

Umarım bir daha aynı duyguları yaşamayız. Aynı çaresizliği, doğanın karşısındaki acizliğimizi hatırlamak zorunda kalmayız. İnsanoğlu doğaya verdiği zararlardan, kardeşin kardeşi - oğulun annesini-babasını öldürmesinden, sevginin-saygının ve hatta aşk'ın 3-5 kağıt parcasına ve madene satılmasından ders almadığı sürece doğa gücünü gösterecektir. İnsanların; insanların diyorum, böcek-çiçek değil insanların can verdiği bir olaydan gelir elde edenlerin yastıklarına nasıl rahatça kafalarını koyarak rahat bir şekilde uyuduğu bir toplumda yaşıyorsak doğa bunun karşılığını alacaktır. Bu olayları unutmamız mümkün bile değilken, hatırlatması icin yapılan anıtlara bile gereken saygıyı göstermiyor, görmezden geliyoruz.

17 Ağustos depreminde yakınlarını kaybedenlerin başısağolsun, O günü yaşayan, sağsalim atlatanlarada tekrar geçmiş olsun demek istiyorum buradan.

Sizi unutmadık.. Asla unutmayacağız.

Not : Fotoğraflar internetten alıntıdır. Fotoğraflardaki şahıslara karşı yazılan hiçbir vurgulama, suçlama yoktur.

14.8.2006

Buda benim hediyem olsun :)

-Aylardır konuştuğu birtanesini bugün görecekti. Uzun zaman olmuştu, herşeylerini çok iyi bilen iki ruh bugün buluşacaktı. Kimbilir ne kadar zamandır bibirlerini arayan, sonunda bulan ve şimdide kavuşacak olan iki ruh. İlk görüşme çok heyecanlı geçecek gibiydi, otobüsün camından dışarı bakarken şehri uzaktan gördüğünde iyice hızlanan kalp atışlarından belliydi. Otobüsten indiğinde hemen buluşacakları yere hızlıca yürümeye başladı. Halbuki daha 2 saat vardı buluşmalarına. Yol boyunca hayal ettiği buluşma ânı nasıl olacaktı diye düşünmekten alamıyordu kendini. Bir banka oturdu ve yüreğinden kopacak olan ilk kelimeleri bir araya getirmeye calıştı saatlerce. Dakikalar yaklaştıkça gözleri o'nu aramaya başladı. Gördüğü her sarı saçlı kişiyi o zannederek ayağa fırladı. Yerinde duramıyor sürekli sağına soluna bakıyor acaba o'mu diye heyecanlanıyordu. Ve birden onu gördü, gittikçe yaklaşan ruh eşini. Bir anda tüm insanlar kaybolmuştu onun gözünde. Tek bir kişiyi bile göremiyordu bulanıklaşan çevrenin içinden gelen, onun gülümseyen yüzünden başka. Hızlı adımlarla birtanesine doğru ilerlerken neler hisettiğini bir ömür boyu tarif edemez bir hali vardı. Sonunda kavuşan elleri birbirine kenetlenirken hiçbirşey konuşamadılar o an. Gözlerinin içine bakarken tüm o hazırladıkları kelimeler sonbahardaki yapraklar gibi savrulmuştu etrafa. Sarıldıkları anda bir daha ayrılmak istemez hallerinden belliydi mutlulukları...-

 

- Ne iyi oldu bu yazını getirmen.

- Evet, birden aklıma geliverdi işte. Sen telefonda 30. evlilik yıldönümüzde yanımızda olmanı istiyoruz deyiverince o gün bu yazdıgım satırların en iyi yıldönümü hediyesi olacağını düşündüm.

- Daha dün gibi hatırlıyorum o günü

- Evet, iyiki o gün benide zorla yanına almışsın yoksa bugün bu börekleri yiyemeyecektim :))

 

 

Bu yazım birilerine hitaben yazılmıştır :)

 

Umarım dilekleriniz gerçekleşir :)

 

Not : Biraz aceleye getirdiğimden tam olarak istediğim gibi olmadı inşallah beğersiniz :)

10.8.2006

Sıfırdan Yükselmek

Sıfırdan başlamak hep zor olmuştur. İşe başlamak, çevre kurmak, yazıya başlamak, yeni bir eve taşınmak ve daha da uzar gider. Her biri birbirinden zor gelir. İnsan yapısı gereği her tür ortama ayak uydurduğu gibi, yeni düzenlere ve başladığı işlerede ayak uydurabiliyor. Nitekim bu yazı, başlayana kadar bana ne işkence çektirdi yazanlar bilirler. Halbuki gerisi ilk cümleden sonra akmaya başlıyor ve her yazı bitiminde de herzaman eksik birşeyler olduğunu düşünüyor insan :)

 

Herzaman daha fazlasını isteriz, daha konforlu araba, daha büyük ev, daha çok para, daha daha daha... Kimine göre bu gözünü para bürümek veya hırs olarak adlandırılasa da aynı kişi istediği zaman haketmek oluverir :) Birçoğumuz bir ev, bir araba ve yetecek kadar para olsa yeter dese de elde ettikten sonra, ev küçük araba serviste ve para az diyerek ağlamaya başlıyoruz. Azla yetinmek, azla yetindiğimiz zamanları hatırlamaktan daha zordur.

 

Sonuç olarak eğer değecekse riski göze alıp sıfırdan başlayın. Fakat yanıbaşınızdaki fırsatları göremeyip yanlış hedefe atlarsanız kabahati kadere atmayın :)

 

Hırsınız sizi ezip geçmediği sürece daha fazlasını isteyin. Eğer kazanma hırsınız sizi aşarsa çıkarlı arkadaşlar herzaman çevrenizi saracaktır. En ufak bir mali sorunda ipinizi çekiverirler. Sonunuz Tony Montana'dan farklı olmayacaktır :)

 

Yüzünüzdeki     gülümseme     hiç     eksik     olmasın...

 

Not : Açılmayan resimlerde lütfen F5'e veya Yenile butonuna basın.

6.8.2006

TEPKİSİZ KALMAYIN!

 

İsrail'in işlediği insanlık suçlarına tepkisiz kalmayın!

 

İsrail Başbakanı Ehud Olmert'e yönelik olarak hazırlanmış Türkçe ve İngilizce içerikli bir ateşkes çağrısı var. Size düşen sadece, alttaki Ad- Soyad ve E-posta alanlarını doldurarak gönder butonuna tıklamak... Sadece 10 saniyenizi alacak bu işlem, belki de büyük bir uluslararası kamuoyu baskısı oluşturacak ve barışa katkı sağlayacak! Göz ardı etmeyin ve bu adresi başkalarına da ulaştırın!

 

BURAYI TIKLAYIN...

5.8.2006

Şarap Güzeli Macit

Kimsenin umursamadığı bir yolda yürüyorum. Karanlıktan öte sessizliğin huzursuzlaştırdığı içini boğan bir baskısı var. Yıllardır yaşadığım bu sokağa hala alışamadım. Gecelerin ayazı biliyorumki birgün rüyamı bölemeyecek. Bu son göreceğim rüyanın sevgi dolu olmasını isterim hani şu insanın kalbini ısıtan kocaman hiç yaşayamadığım sevgilerden.. Dün anneler günüymüş; herkesin ellerinde çiçek görünce bizim Uykucu Faik abiye sordum o söyledi. Niçin sadece o gün çiçek alırlar ki sanki, ben olsam sürekli alırdım.. Aklıma geçen sene yine bu sokakta uyurken ölen Şarap Güzeli Macit abi geldi. O hem anam hem babam olmuştu bu sokakta bana. O olmasaydı çok dayak yerdim çook.. Macit abimle kendimize bir yer yapmıştık. Eski püskü bir yatak belki bir iki sandalye üstümüze örtecek eski birkaç parça yorgan kalıntısı. Bizim kalemiz, evimiz burasıydı. Henüz yeni dalmıştım ki Macit abi uyandırdı. Kalk gidiyoruz ananı babanı buldum diyor. Şaşırdım ama bu gerçekten Macit abimdi. Elimi tutuyor hadi gidelim artık bu soğuk sessiz hayattan diyor. Artık soğuğu hissetmiyorum sanki içimi ısıtan birşey var gibi.

 

 

Not : Yukarıdaki yazı bana ait olup herhangi bir yerden alıntı veya esinlenme yoktur çünkü kitap okumuyorum :) zaten yazının kötü oluşundan bellidir :) Bunu yazmamın sebebi yazıyı yazma sebebime giriş olması içindir :) Bu kısa hikayenin bence sonunu getirdim ama siz daha farklı düşünüyorsanız, ben bu hikayeyi şu şekilde sonlandırmak istiyorum diyorsanız yorumlara bekliyorum. Işığınız her daim bol olsun :)

4.8.2006

Hayata Dair II

Hayata Dair II yazımı okumakta zorluk çekmeyeceğinize eminim :) fakat yazdıktan ve linkleri verdikten sonra kontrolümde link sorunları oldugunu gordum. fotoğrafları aldığım sitenin bir koruması var sanırım. yazıya tıkladıktan sonra acılan sayfada F5 yada Yenile butonuna tıklarsanız Fotoğraflar açılacaktır.

 

Huzuru arar insan içinde, dışında veya çevresinde.. Belki de bağlandığımız bazı alışkanlıklarımızdır bizi hareket etmekten alıkoyan. Bir avuç sevgiyi unutan bu yüreklere hatırlatmak gerekir mucizevi hayatı. Bazı yollar ne kadar riskli gözükse bile kim bilebilir belki de sonucunda bazı güzel şeyler seni bekliyordur yada bazılarına başta güzel gelen şeyler… J Bir zamanlar ölümsüzleştirdiğin dostluklarını korumaya çalışırsın her zaman. taaki maskeler ortaya çıkana dek.  Görmek istemediğin bazı sorumluluklarından kaçman ileride hepsinin üzerine gelmesiyle seni yıkabilir. Hayatını tazeleyecek olan güzelliklerin değerini bilmelisin. Bu güzellikleri yaşamadığın sürece aldığın her nefesin seni nereden nereye götüreceğini tahmin bile edemeyebilirsin. Vardığın noktada yaşayamadıklarını hissettiğinde tüm yaşamının akıp giden bir su damlasından farkı olmadığını göreceksin. Yaşamında görülebilir olmak için; 

 

hayatını dolu dolu yaşamayı, 

iletişime geçmeyi, 

sırtını dönüp gitmemeyi,

sınırı aşmadan merakını gidermeyi, 

seninde güveneceğin birine güven duygusunu vermeyi, 

ruhunu beslemeyi, 

içindeki çocuğun,  ileride de aynen kalması gerektiğini, 

sırlarını herkese anlatmamayı, 

her zaman eğlenmeye biraz vakit ayırmayı, 

her zaman doğal olmayı, arada birde olsa sıra dışı olmayı, 

insanları şaşırtmayı, 

aşkı yaşamayı, 

somurtmamayı, 

ve paylaşmayı unutmamalısın.. 

tekrar buluşmak üzere,  kendinize iyi bakın J

17.7.2006

Duman Avcıları

Merhabalar :)

 

Geçen günlerde bir paket sigaramı aldım geldim, yemeğin olmasına daha varken bir dal içeyim dedim. Neyse yemekten sonra pek içesim olmadı ve dur bakalım ne kadar dayanıcaz görelim dedim :) Benim gibi sürekli insanlarla yakın temas kuran bir işiniz varsa ve bir insanın yanına gittiğinizde ne kadar kötü bir izmarit kokusu yaydığınızı düşünürseniz ve tüm bunların yanında sağlığınızla oynuyorsanız ve tabiki dış görünüşünüzü kötü yönde (dişler, yaşlandırmayı hızlandırma etkisi) etkiliyorsa benim gibi düşünmelisiniz :)

 

Bugün 5nci günüm :)) Sanırım artık sigara içmem ve burdan tüm içenlere söylemeliyim ki ilk 3 gün zor harbiden. Sonradan o sinir filanda kalmıyor. Sadece oyalanmak için birşeyler lazım hmm sakız gibi. :) Chewydent Damla Sakızlı olanı tavsiyemdir :)

 

Sigarayı bırakınca insan garip oluyor, sürekli birşeyler abur cubur istiyor.

 

Daha iyi bir hayat için Sigaraya Hayır diyenlerden oldum bakalım nolcak halimiz :)

 

Duman Avcılarıyız Biz, Duman Duman...

 

 

« Önceki :: Sonraki »